Yeni ürünler, VIP teklifleri, blog özellikleri ve daha fazlası hakkında bilgi sahibi olmak için e-posta adresinizle kaydolun.

Aileye bebek geldi ve karı koca birbirine hasret

Posted on 0 1.7K Görüntüleme

Ayna Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi Aile ve Çift Terapisti Nur Karaman’dan çiftler için harika bilgiler…

Çiftler flört döneminde coşkulu ve heyecan dolu bir ilişki yaşarken, evlendikten sonra ve bebek beklerken anne-baba rollerine geçiş dönemini sancılı yaşayabiliyorlar.

Ailelere bebeğin katılması sürecinde, eşler bireysel alanlarını korumalı, birlikte geçirecekleri zamanlar da yaratmalı.

Eşler arasındaki ilişki çocuğun duygusal olarak sağlıklı gelişmesinde belirleyici etkendir.

Aileye bir bebeğin katılmasıyla eşler arası ilişkilerin sağlıklı sürdürülmeye devam edebilmesi için uzmanlar, eşleri bireysel alanlarını korumaları ve birlikte geçirecekleri zamanlar yaratmaları konusunda uyardı.

Evliliklerde eşler arasındaki ilişkinin çocuğun da duygusal olarak sağlıklı gelişmesinde belirleyici bir etken olduğuna dikkat çeken uzmanlara göre, “Eşler kendilerini dinlemeli, birbirlerine zaman ayırmalı, bebeğin gelişiyle yaşadığı deneyimleri anlamaya çalışmalı ve bunları birbirleriyle paylaşmalı. Yoksa ilişkilerde konuşulmayan, çözülmesi ertelenen problemler bir süre sonra karmaşıklaşır. Hatta eşler arasındaki ilişki iltihaplanır. Bu durum çocukta da anne-babanı yakınlığını önleme, yalnız yatamama ya da yalnız kalamama gibi davranış problemleri oluşturabilir.”

Bir çiftin planlı veya sürpriz bir şekilde bebek beklemesi, ebeveyn olması ise çiftin ilişki sistemini değiştirir.

Anne ve baba rollerine geçiş dönemi ilişkilerde sancılara neden olabilir ve bazı problemler ortaya çıkabilir. Önemli olan bu süreci en sağlıklı şekilde geçirilebilmesidir.

Bebeğin aileye katıldığında uzunca bir süre anneye bağımlı olur bu yüzden kadının hayatının merkezinde bir süre sadece çocuğun yer alır.

Birçok şey çocuğun beslenmesine, uykusuna ve diğer ihtiyaçlarına göre düzenlenir.

Ailenin gündemi bebek olabilir ve anne-babanın bireysel ihtiyaçları bir süreliğine rafa kalkabilir.

Araştırmalara göre, kimi kadınlarda doğum sonrası depresyon, aşırı duyarlılık, ağlama, kaygı, yorgunluk, uyku bozuklukları görülürken kimi anneler kendilerini her zamankinden daha sağlam hissedebiliyor.

Annelerin gebelik döneminde veya sonrasında baş edemediği durumlar, eş veya aile desteğiyle daha baş edilebilir bir hal alabilir.

Araştırmalar, annelikle ilgili problemlerini eşiyle paylaşabilen kadınların gebelik döneminde ve sonrasında daha az problem yaşadıklarını gösterebiliyor.

Gebelerin karşılaştıkları problemlerle etkin bir şekilde baş edebilmeleri için desteğe ihtiyaçları vardır. Dolayısıyla gebelik ve doğum dönemlerinde, eşin ne kadar işin içinde olduğu, bebeğe bakım sürecinde anneye ne kadar destek olduğu, kadınların gebelik ve doğum sonrası ilk dönemlerle baş etmeleri açısından oldukça belirleyicidir.

Bu dönemlerde annenin yanında onu destekleyen birinin olması ve annenin de kendine kısa da olsa bireysel zaman yaratabilmesi önemlidir.

Yazıyı Paylaş

Henüz Yorum yok, ilk yorumu sen yap.

Ne Düşünüyorsunuz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir