Yeni ürünler, VIP teklifleri, blog özellikleri ve daha fazlası hakkında bilgi sahibi olmak için e-posta adresinizle kaydolun.

Çağla Yüksel: Maymundan gelmedik ama maymuna doğru gidiyoruz!

Posted on 0 334 Görüntüleme

Çağla Yüksel Alman Dieter Dorn’un icat ettiği Dorn Metodu tekniği ile nasıl bel fıtığı, boyun fıtığından kurtulacağımızı anlattı.

İlk etapta kitabın kapağına ve kapakta yazan isme bakınca içimden “ne sıkıcı bir konu” cümlesini geçirmedim dersem büyük yalan olur. Lakin ne kitabın içi, ne Çağla’nın kendisi hiç ama hiç sıkıcı olmadığı gibi aksine arındırıcı ve şifalı geldiler bana. Bu yüzden “Bel ve Boyun Ağrılarından Kurtulma Yolları” isimli bu kitapta artık başucu kitabımdır.

 

“Amacım iyilik yayılsın.”

 

Çağla Yüksel kimdir?

2006 yılında tanıştığı Almanya menşeli Durn Metodu sayesinde bel fıtığından kurtuldu. Ve bu serüven onu bu metodu Türkiye’ye getiren, tanıtan ve yayılması için çaba sarf eden gönl elçisi yaptı. Yurt içi ve dışında bir sürü eğitim aldı. 2008 senesinde Dorn Method International tarafından eğitmenliği onaylandı. Böylece Dorn Method Türkiye temsilcisi oldu. Hala yurt içi ve dışında çeşitli seminerlerle eğitimler veriyor ve bu metodu Nişantaşında ki merkezinde uygulamaya devam ediyor. Ayrıca ilk Türk eğitmendir kendisi.

 

“Kuran’da da diyor ki şifasız hastalık yoktur”

 

Çağla Yüksel’in 20 yıllık bel fıtığı hikayesi

İlk 16 yaşında bel fıtığı oldum, İstanbul’da bu alandaki tüm doktorlar beni tanırlar. Çünkü bu 20 sene içersinde sürekli tutulmalarım oldu ve sürekli fizik tedavi oldum. 2006 senesinde artık kesin ameliyat kararı verildi. Hastaneye yattım ön tetkik aşamasında kalbimde sıkıntı oldu ve kalp ameliyatı oldum, o esnada akciğerim söndü sağ kolum sekel kaldı. Artık üst tarafımda dağılmaya başladı. Ben bunalıma girdim iyice hastanelerden, doktorlardan resmen kaçtım uzak kaldım çünkü artık pes etmiştim hiçbir şey yapamaz hale gelmiştim.

Bu arada bana birisi Almanya’da Durn Terapi var ve bu senin için uygulanabilir dedi. İnternetten araştırdım ve hiçbir şey bulamadım, doktorlara sordum onlarda aman ha sakat kalırsın deyince ben de zaten alternatif tıpa inanan biri değildim böylelikle ameliyata karar verdim.

Bu bana Durn Tarapiyi bahseden kadını Türkiye’ye davet etim, geldi ve bana baktı ve dedi ki senin 2 bacağın arasında 4 cm fark var dedi. Ve bu eşitsizliği düzeltti, kendisi masör bana bu geri kalan 3 gün içinde masajlar yaptı ve ben 4.gün ayağa kalkmış kendisini Sultanahmet’e gezmeye götürdüm ve 8 saat gezdik.

Ve ben başladım anatomi eğitimi, fizyoloji eğitimi alıyorum derken aradaki bağlantıyı buldum. Aslında öyle bir şey ki beden doğru dengedeyse eğer her şey yolunda demektir. Rotbalans ayarı gibi düşünün.

Fizik bedenin, zihin bedenin ve Ruh bedenin olmak üzere bu üçünün dengesi olması lazım.

“Doğru nefes bunun tamamlayacısıdır. Bunun için nefes terapilere gitmene gerek yok çok basit “La İlahe İllallahu” demek doğru nefes almayı sağlıyor hele bunu bir de secdede yapıyorsan kesinlikle çok daha fazla etkili.”

 

Çeşitli terapilerde krizlere girmemiz doğru bir şey değil çünkü krizlere girmemizin asıl sebebi ne yazık ki terapiyi uygulayan kişinin çok temiz olması ile doğru orantılı (ruhani olarak). Şifa enerjisine kanal oluyoruz. Merkezde olmamız gerekir ve orda da tam teslimiyet gerekir. Krizlerin çok olması şart değil travmalarından arınman için bunu yumuşakta atlatabilirsin.

 

Peki sizin bu uyguladığım Durn Terapi metodu esnasında ya da sonrası hastalarda bir kriz ya da herhangi bir ekstrem durum oluyor mu?

Seans yaptığım hastaların seans sonrasında sanki hiç durmadan spor yapmış ya da bir kamyon dayak yemiş gibi olduklarını söyledikleri oldu.

 

“Allah inancım olmasa ve annemin üzülmeyeceğini bilsem defalarca intiharı düşünürdüm!”

 

Bedenin dengelenmesi önemli. Bacaklar eşit olunca pelvik taban doğru oluyor, pelvik taban doğru olursa omurga doğru oluyor.

 

Dorn Terapi Metodu nedir?

Bu bir Alman tekniğidir. Teknik tamamen bedenin dengelenmesi üzerine dizayn edilmiş. Fiziksel beden dengesi, iskeletin postürünün düzeltilmesi, bacak boyunun eşitlenmesi ile başlıyor. Bedende ne kadar omurga varsa hepsi olması gereken yaradılıştaki pozisyonuna getiriliyor.

 

“Bizdeki asıl problem asimetrinin normal bir şeymiş gibi öğretilmesi”

 

Peki, bedenimizin dengede olup olmadığını nasıl anlarız?

Bunun için illa uzmana gitmeniz şart değil anlamak için yani çeşitli dikkat etmen gereken şeyler var. Zaten bu kitabı yazma amacımda buydu, herkesin bu kitabı edinmesi ve bu kitaptaki teknikleri evde de uygulayabilmesi, bedenini fark etmesi. Hatta bir iyilik yayılması olarak baktığım için kitabın gelirini de Çocuk Esirgeme Kurumuna bağışladım.

 

Anlamak için yapman gerekenler:

  • Aynanın karşısına ve bakmaya başla…
  • Bel oyumuna bak
  • Yanaklarına bak, biri daha sarkık diğeri değil mi
  • Göz kapaklarına bak
  • Meme Uçlarına bak, biri aşağıda mı yukarda mı
  • Bacak bacak üstüne atma ihtiyacı mı hissediyorsun?
  • Sürekli giydiğin ayakkabılardan birinin tabanı daha mı çabuk aşınıyor

Gibi bir sürü detay var… (Hepsini kitapta bulabilirsiniz)

 

“Kuran’da ifrat yok, tefrit yok, hep denge üzerine kurulu, yani fazla yok az yok”

 

İşte bebeklerde hiçbir yamukluk yok neden çünkü yıllar içinde bozuk oturman, yanlış hareketler, olası kazalar vs derken iskeletimizi orjinalinden bozuyoruz.

 

“Maymundan gelmedik ama maymuna doğru gidiyoruz”

Bu tekniğin mucidi kim?

Rahmetli Dieter Dorn

 

“Dualite diye bir şey yok”

Gün içinde nelere dikkat etmeliyiz?

3 altın kural var

1. kafatasını karşıda kullan, çünkü o zaman beden kendisini ne yapacağını biliyor.

2. İki kalça kemiğinin üstünde oturacaksın, oturduğunda dua eder gibi el ayasını açarak otur

3. Gece yatarken sırt üstü yatın, çünkü kas hafızası uykuda harekete geçer

Bu altın kuralların tabiî ki devamı var kitapta hepsini bulabilirsiniz.

 

Tam olarak ne yapıyorsun?

Benim yaptığım şey bebeklere bakıyorum, çocuklara bakıyorum onlar ne yapıyorsa ben hastalarıma onları uyguluyorum. Yaptığım şey bu aslında ama bunun bir çok kişiye göre başka ismi var.

 

“Tek başucu kitabım Kuran-ı Kerim ve Esmaül Hüsna”

Peki son zamanlarda insanların sürekli o terapi bu terapi gezmesi durumuna ne diyorsunuz?

O kadar basit ki artık fiziğini dengele, enerjini nefesle ya da meridyenle aç, zihinde farkındalığına var, iç organlarında vs sıkıntı varsa onları temizle, sonra dön zihnine bak oyunları gör ve temizle işte bu kadar.

Geri kalan tüm detayları, nelere dikkat edeceğinizi, nasıl egzersizler yapacağınızı ve cibriş yöntemi ile nasıl zihin temizleyeceğinizi kitapta anlatıyorum, herkese şifa olmasını ümit ediyorum.

Röportaj: Nuran Başyurt

Yazıyı Paylaş

Henüz Yorum yok, ilk yorumu sen yap.

Ne Düşünüyorsunuz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir