Yeni ürünler, VIP teklifleri, blog özellikleri ve daha fazlası hakkında bilgi sahibi olmak için e-posta adresinizle kaydolun.

Dejavu

Posted on 0 1.2K Görüntüleme

Hayat nasıl bir şey anlamak için uğraşıp duruyoruz. Sonra hepimiz hayat karışık, zor, anlamsız, acımasız deriz…

Sadece yaşamayı becerebilsek her şey mükemmel olacak.

Diğer konularda da böyle düşünüyoruz. Aşk nasıl bir şey diye deli oluruz, aşkı bulmak için para atmadığımız çeşme, gitmediğimiz kilise,etmediğimiz dua, baktırmadığımız fal kalmaz ama sonra aşk gelir ve bizi bulur, ama bu seferde biz nasıl yaşayacağımızı bilemeyiz. Berbat ederiz, bir sürü sorun yaşarız, öyleki hayatımızda her şeyin en güzel olması gereken dönem aşk dönemidir biz bu dönemi iç bir savaşa çeviririz.

Zaten ataerkil bir toplumdan gelmenin dezavantajını mutlaka yaşıyoruz. Erkeklerimiz çok sever ve bunu gösterirlerse ligth olduklarını, pasif olduklarını, bizim şımaracağımızı düşünürler hatta bunun toplulukta fark edilmesinden korkarlar ve bu korkuyla da birer canavara dönüşürler. Oysa Türk erkekleri en güzel erkeklerdir tahminen neden mi? Çünkü sararlar şefkatle, dinlerler can kulağıyla, bakmaktan hoşlanırlar, sahiplik duygusunu dibine kadar yaşatırlar, Türk erkeği işte, sadece sahip olmaz, sahip olduğu an itibari ile canı pahasına sahip çıkar size…

Peki, kadınlar etkilenmezmi toplumdaki dedikodu furyasından mutlaka etkilenir hem de öyle etkilenir ki atalarımıza şu sözü söyletmişler “Kadın dediğin kocasını rezilde edebilir vezirde”… Yani her şey biz kadınların elinde, tabiî ki erkeklerimiz olmadan mümkün mü? Değil…

Ama çoğunlukta bir gerçek varki aslında her şeyi biz yaparız, yani yaptırım gücü bizdedir, ama asıl gerçeği unutmayalım bir erkek ancak size değer verir, onun kıymetlisi olursanız yaptırım gücünüz olur, yoksa inanın tüm gücünüz anlamsız bir gösteriye dönüşür. Çünkü bir kadın ve erkek birlikte bir hayat yaşar, ringte box yapmazlar.

Ve hayatı birlikte yaşamak iki katı yaşamaktır. Hem de her şeyi, filmi birlikte izlersiniz o keyif almıştır size anlatır siz hem kendi seyrinizden dolayı keyif alırsınız hem de onun aldığı keyiften ötürü keyif alırsınız, ama bu sıkıntılar içinde geçerlidir. O sıkılır, siz hem sıkıntının konusuna takılır ve sıkılırsınız hem de onun üzülmesinden ötürü üzülürsünüz. Kısacası hayatı birlikte yaşamak her şeyi iki kere yaşamaktır. Bir hata yapılır ama o hatayı iki kere yaşama şansınız vardır çünkü bir kere o yaptıysa aynı hatayı bir zaman sonra sizde farkında olmadan yapabilirsiniz.

Ama tüm bu dejavu şeklinde her şeyi iki kere yaşamak, aşkı yaşadığınızı gösterir. Aşk her şeye rağmen güzel deriz ya hep…

Gerçekten öyle…

Düşünün, berbat yemek yaparsınız size kızabilir ama yer, bir gün oda size sürpriz yapmak ister ve yemek adı altında iki yumurta kırmıştır kızarsınız ama yersiniz. Çünkü buradaki asıl amaç karın doyurmak olsaydı inanın hiç kızmazdınız sadece şükrederdiniz yiyecek bir şey buldunuz diye, buradaki asıl dert hep daima her zaman en iyisini ona vermek ve yaşatabilmek içindir…

İki ayrı çift inceleyelim;
A Çifti / Sadece bencildir ve her iki tarafta kendi istediklerini yapma arzusu ile yaşarlar ve sadece bedenleri yan yana durur. Ve bunun için tartışırlar…

B Çifti / Karşısındakinin de istediklerinin olması için uğraşır ve onu mutlu etme gözünde o ışığı görme, sesinde o ahengi duymak için yaşarlar. Ama onlarda tartışırlar…

Şimdi soruyorum hangi çift gurubunda olmak isterdiniz?
( Unutmayın her ikiside mutlaka tartışıyor)

Bu hafta;
Bu hafta bir tiyatro izledim UZAN GAZİ KEMAL isimli… Güzel bir oyundu, uzun süredir tiyatroya gitmemiştim, hatta özel biriyle hiç gitmemiştim, ama tiyatronun başında da sonunda da bir KADIN olmuş ve gerekeni yapmış tüm huysuzluklarımı sergilemiştim J çok şükürki anlayışlı bir özel karakterle karşı karşıyaydım ve bu kötü anları hatırlamadığını ve benimde böyle uzun uzun hatırlamam gerektiğini söyleyerek çok iyi bir ders verdi bana…

Neden mi?

Çünkü hayatı hiç düşünmeden yaşayamayız ama sadece düşünürsekte yaşamaya fırsat bulamayız. Ben dersimi aldım. Güzel güzel yaşamak istiyorum, ruhumda başlattım bedenimde bu güzelliği hissedip etrafımdaki kıymetlilerime yansıtmak istiyorum.

Tavsiyem;
Kavga ettiğiniz an bile sadece onun kollarında uyumak isteyeceğiniz ve her koşulda koşulsuz sevip, ne olursa olsun güveneceğiniz bir erkeğin kalbinde yer alın, çünkü o zaman hayat sizin için mis kokan çilekli bir pasta gibi aşk yaşama şansı veriyor.

Sakın Yapmayın;
Kızgınken konuşmayın, susun!

Haftanın sözü;
Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın. Toz alırken de, aşk yaparken de 😉

Bu hafta okumanızı istediğim kitap;
YE, DUA ET, SEV

Bugünkü dileğim;
Ayın biri kilisesine gideceğim…

1- ….
2- ….
3- ….

Bu üç dileğimin gerçek olmasını istiyorum. 2011 yılında bu üçü gerçek olsun bana yeter diğer dilek kapılarım varsa açık olan onların hepsini dilek dilemek isteyen herkese veriyorum.

Çilekli Pasta gibi özel bir aşk yaşamanız dileğiyle…

Yazıyı Paylaş

Henüz Yorum yok, ilk yorumu sen yap.

Ne Düşünüyorsunuz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir